Bugun...



Vizyon Belgesi

Vizyon ve kadro son derece bilinçli seçilmiştir ve CHP içinden veya sol kesimden gelecek tepkilere göre yeniden biçimlendirilebilecek bir esneklik taşımamaktadır.

facebook-paylas
Güncelleme: 24-12-2022 09:45:22 Tarih: 13-12-2022 20:05

Vizyon Belgesi

“İkinci Yüzyıla Çağrı” başlığıyla büyük bir gösteri biçiminde düzenlenen toplantıda CHP yeni Vizyon Belgesi’ni açıkladı. 3 Aralık’ta sunulan ve bizce henüz bütünlüklü bir vizyon belgesine dönüştürülmüş gözükmeyen bildirilerin temsil ettiği şeyi belki önümüzdeki aylarda daha ayrıntılı görmek ve tartışmak fırsatını buluruz. Bu bildirilerin bütünlüklü bir ekonomi programına dönüşüp dönüşmeyeceği, dönüşürse CHP eliyle mi yoksa 6’lı Masa eliyle mi olacağı herhalde yakın zamanda açıklığa kavuşur. Yakın zamanda diyorum, çünkü seçimlere geri sayım başladı ve bu tür işler için zaman giderek daralıyor.

Biraz tarihçe

3 Aralık toplantısının değerlendirmesine girişmeden önce bunun tarihi örneklerini kısaca gözden geçirmek yararlı olabilir. SHP/CHP hareketi 1980’lerden çıkıştan itibaren bu tür vizyon belgeleri düzenlemeye girişti. Bunlardan birincisi 1989 tarihinde SHP’nin genel sekreteri D. Baykal koordinasyonunda bir grup bilim insanı, ekonomi bürokratı ve partili iktisatçının oluşturduğu komisyon aracılığıyla gerçekleştirildi. Sonradan izleyecek örneklerine kıyasla daha ayrıntılı, daha bütünsel ve daha radikaldi. Bu program, 1991 sonunda DYP-SHP koalisyonu protokolünün oluşma sürecinde gevşetilecekti. Malum, koalisyonun büyük ortağı DYP olacaktı, Başbakan DYP’den çıkıyordu ve CHP – hangi akla hizmetse- ekonomiyle doğrudan ilgili hiçbir bakanlık ve müsteşarlık/başkanlık talep etmemişti! Bununla birlikte, koalisyon protokolünde hala birçok şey kurtarılmış gibiydi. Kısa süre oluşturulan Hükümet Programında ise SHP ekonomi programının aşındırılması biraz daha fazla olacaktı. 1993’te başbakanın T. Çiller olduğu yeni DYP-SHP koalisyonunun hükümet programı ise SHP adına daha fazla fire verilmesiyle sonuçlanacaktı. Gerçi SHP’den artık kimsenin bunları dert etmediği bilinmekteydi; koalisyonun ve bakanlıkların paylaşımının sürmesi ana hedef haline gelmişti. Esasen uygulama da başından itibaren protokollerin önüne geçmiş, özelleştirilmemesi düşünülen stratejik KİT’ler de özelleştirme programı içine alınmıştı. Bu koalisyon döneminde, ANAP döneminde 1986-1991 yıllarında gerçekleştirilen özelleştirmelerden daha fazlası yapılacaktı.

CHP’nin parlamento dışı kaldığı 1999-2002 döneminde yeniden güçlü bir ekonomi programı hazırlıklarına girişilecekti. Bu program, IMF’nin 2000’den itibaren bölüşüm ilişkilerinde, kamu varlıklarının talanında yol açtığı tahribatın giderilmesine odaklanmaktaydı. IMF programına karşı çıkar gibi yapan AKP’den kuşkusuz çok daha tutarlı bir karşı çıkışı da içermekteydi ve bu zeminde ciddi bir iktidar alternatifi yaratma potansiyeline sahipti. Bunun da önü 57. Hükümetin dağılmasını hızlandıran K. Derviş’in bu defa CHP’ye transferiyle kesildi. Genel başkan yardımcısı yapılan ve “Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu” başkanlığına getirilen K. Derviş SHP’nin hazırladığı programı baştan aşağı değiştirip IMF programıyla uyumlu hale getirmekle işe koyuldu. Bu da CHP’nin iktidar adayı olarak iddiasını tamamen yitirmesine ve ibrenin sahte IMF karşıtlığı yapan AKP’ye dönmesine yol açtı. Sonuç zaten biliniyor.

Şimdi üçüncü kez, “iddialı” olduğu söylenen bir ekonomi programı hazırlıkları yapıldığı izlenimi verilmek isteniyor. Ancak burada, koalisyon ortaklarının veya dıştan güdümlü kişiliklerin sonradan “oyun bozan” olarak sahneye çıktığı bir durumdan söz edemiyoruz. Hazırlıkları yapılan “vizyon belgesi’ başlangıçtan itibaren sistemle tam uyumlu bir program olarak ortaya çıkıyor. 6’lı Masa’dan bu programa bir itiraz gelmesi pek mümkün görünmüyor; elbette “koalisyon” icabı olarak herkes bazı fırça darbeleri vurmak isteyecektir ama bunların öze dokunmayacağı şimdiden söylenebilir. Bu arada AKP’ye tıpkı 2002’de olduğu gibi ciddi bir koz verilmek üzere olunduğunu görmemek de mümkün değil.  AKP’nin 2016’ya kadar doğrudan ve dolaylı olarak IMF programları uygulayan bir parti olması durumu değiştirmiyor; seçmenin – özellikle de AKP seçmeninin- genel ortalaması bu bağlantıları kurabilecek düzeyde değil. Dolayısıyla AKP yönetimi bugün de çıkıp muhalefet IMF güdümlü bir neoliberal program uygulamaya hazırlanıyor, biz ise yerli bir modeli inşa ediyoruz diyebilecek konuma kolayca yerleşebiliyor. Nitekim bunun salvolarını şimdiden atmaya başladı bile. Üstelik 6’lı Masa partilerinden bazıları IMF programının aslının ve gölgesinin geçerli olduğu dönemlerde ekonomi sorumluluğunu üstlenmiş siyasetçileri barındırıyor; dolayısıyla AKP döneminin ilk yarısı dokunulmaz tabu düzeyinde bulunuyor. (AKP yönetiminin dahi kendi ilk dönemini göklere çıkarıyor olmasındaki çelişkinin algılanma düzeyi çok düşük kalacaktır).

Biraz ayrıntı

İlk soru şu olmalı: Bu cafcaflı tanıtım kime yönelikti? Öncelikle iç ve dış sermayeye yönelik olduğu açık olmalı. Dünya kapitalist sisteminden ve onun cari birikim modelinden kopuş olmayacağının, AKP döneminin son yıllarındaki bazı “yoldan çıkmaların” düzeltileceğinin güvencesini vermek üzere kurgulanmış bir “vizyondu” bu. Toplantının İstanbul’da yapılması bile bunun işaretiydi: Yerli-yabancı sermayenin ve medyanın en çok rağbet göstereceği mekân olduğu düşünülmüştü. Yoksa toplantıda “bildiri” sunanların üçü yurtdışından gerisi ise Ankara’dan katılmışlardı buraya, yani daha kestirme adres Ankara olmalıydı aslında!

Elbette hedeflenenler arasında, CHP’den bir şeyler bekleyen kendi örgütü ve seçmen kitlesi ile 6’lı Masa partileri de bulunmaktaydı. İktidara karşı da bir gövde gösterisi yapılması hedeflendiyse eğer, AKP’nin bu toplantıdan herhangi bir kaygı duyması için bir neden yoktu, hatta daha önce belirttik, iktidara ummadığı bir koz da veriliyordu.

İktidarın eteklerinde semiren sermayedarlar dışındaki büyük sermaye kesimlerinin de CHP’nin bu sürpriz değeri taşımayan “vizyon belgesini” destekleyeceklerini kolayca öngörebiliriz. Nitekim bunun da bir işareti olarak 4 Aralık’ta Adana’da düzenlenen buluşmada TÜSİAD ve TÜRKONFED eski başkanları iktidara daha açık eleştiri yöneltme pozisyonuna geçiyorlardı (5 Aralık 2022 tarihli Cumhuriyet). Her durumda, 3 Aralık’taki “belgenin vizyonu” sermayenin ufkuna göre ayarlanmıştı.

Bu toplantı konusunda iki farklı TV kanalına sıcağı sıcağına yaptığım yorumlarda, esas olarak burada yazdıklarımı söylerken, CHP’nin Türkiye dahilinden hem çok nitelikli hem de mevcut ekonomik sisteme karşı net eleştirel konumları benimsemiş olan iktisatçılarla çalışma fırsatını kullanmamasını da eleştirmiş ve önümüzdeki süreçte bu yöne kayması gerektiğini ifade etmiştim. Gerçekleşmesini elbette mümkün görmediğim bu öneriyi aslında değerlendirmemin daha geniş kitlelere ulaşması bakımından önemli bulmuştum ve aynı zamanda neoliberal birikim modeline eleştirel konumlarından hiç ödün vermeyen Türkiye’nin saygın iktisatçılarının görmezden gelinmesine dolaylı tepkimi de ifade etmiştim. Kuşkusuz bu saptamamız, toplantıya katılan iktisatçıların akademik düzeylerine bir eleştiri değildir; neoliberal iktisatın ideolojik çerçevesi dışına çıkılamamasına bir eleştiridir.

Ama şimdi şunun altını daha kalın çizmenin zamanıdır: CHP liderinin ve yönetiminin bu toplantıda benimsediği vizyon ve kadro son derece bilinçli seçilmiştir ve CHP içinden veya sol kesimden gelecek tepkilere göre yeniden biçimlendirilebilecek bir esneklik taşımamaktadır. İç ve dış sermayeye güven vermenin, dışarıdan büyük borçlanma kaynaklarına ulaşabilmenin yolunun buradan geçtiğine inanılmaktadır. Daha önceleri de yazmıştım: IMF’siz bir IMF programının mümkün olabilmesinin tek koşulu, iç tepkilerin olmadığı bir durumda, dış kaynak sorununun halledilebilmesidir. Ancak sorun şu ki, yeni dünya konjonktüründe ve Türkiye’nin dış borç yükünün ve temerrüt faizlerinin (CDS oranlarının) böylesine yüksek olduğu bir ortamda, bol ve ucuz dış kaynak yoktur. Hele uluslararası fonların, dürüst yöneticilerin işbaşında olacağı bir ülkeye ve onun kalkınma aşkına sempati duyarak Türkiye’ye “iyiliksever” ve “temiz” mali sermayelerini akıtacağı bir dünya hiç yoktur. (Belki “Alice harikalar diyarında” olabilir).

AKP’nin benimsediği dış kaynaklara dayalı bağımlı büyüme modelini sürdürmeyi öngören bu “CHP vizyonunun” aslında çok önemli bir işlevinin olması da beklenmektedir: Sermayeyi karşısına değil yanına almak. Çünkü Türkiye’nin büyüyen ve CHP’nin bu programıyla daha da büyüyecek olan kaynak sorununu, içerde sermayeye yük aktarmadan çözebilmenin yegâne can simidi, yeni devasa dış borçlanma kaynaklarına erişebilmek olduğu hesabı yapılmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, dışa açık ekonomi koşullarını koruyarak, ama bu koşullarda hem sermaye sınıfını korkutup yurtdışına kaynak transfer etmesine yol açmayarak hem de onun siyasi desteğini alarak iktidarda kalabilmenin koşulları yaratılmaya çalışılmaktadır. Açıkçası bu pozisyon, İYİ Parti iktisatçılarından Prof. Bilge Yılmaz’ın “gerekirse sermaye hareketleri kontrol edilir” çıkışından çok daha geridir. (Gerçi -muhtemelen sermaye tepkileri üzerine- onun da sesi duyulmaz olmuştur). Ayrıca, başlangıç koşulları AKP’nin ilk iktidara geldiği dönemdekinden (131 milyar dolar dış borç) çok daha ağırdır (450 milyar dolar) ve milli gelire oranla dış borç yükünün yeni bir tırmanmaya izin vermesi pek güçtür.

Toplantıya katılanlar arasında sadece Prof. Hakan Kara sunumunda “vergi istisna ve muafiyetlerinin” önemli yekûn tuttuğuna ve burada bir kaynak potansiyeli olabileceğine geçerken değindi. Evet doğru; bu konuyu ben ve sevgili meslektaşım Prof. Aziz Konukman bıkmadan gündeme getiriyoruz. (Bkz. 22 Kasım tarihli Sol Haber yazım). 2023 Bütçesinde “vergi harcaması” olarak verilen büyüklük 994 milyar TL’dir ve vergi gelirlerinin yüzde 31’ine denk gelen bu tutarın büyük bölümü sermayeye tanınan vergi ayrıcalıklarından oluşur. Şimdi soru şudur: Sermayeye tanınan vergi ayrıcalıklarının sadece yarısından vazgeçilmesi bile sermaye kesimi ile bir kol güreşini gerektirirken CHP buna var mıdır? Hele 6’lı Masa bu hazır olabilir mi? Eğer olumlu yanıt verilemiyorsa, dışardan borç bulmak için niçin bu kadar gayretkeş olunduğu da anlaşılacaktır. Ama bu hem çok zordur hem de yeni bağımlılık ilişkilerinin göze alınmasını gerektirir.

Sonuç

Son 30 yılda Cumhuriyetin kurucu siyasetinin, bırakalım sistem alternatifi çözüm önermeyi, bir iktidar alternatifi olabilme potansiyelini bile elinden üçüncü kez kaçırmak üzere olduğu bir süreçten geçiliyor olabilir. Umalım ki genel ekonominin ve halkın ekonomisinin bu denli kötüye gittiği, hukukun ve dürüst siyasetin bu denli aşındırıldığı bir dönemde bu saptamalarımız bir uyarıdan ibaret kalır ve dinci-otokratik hareketin iktidarı yitirme süreci geri döndürülemez bir mecraya girer.

Ama her durumda, sayılan tüm bu nedenler de bizlere gösteriyor ki, mevcut siyasi ittifaklar dışında bir sosyalist güç birliğine olan ihtiyaç da artık ekmek su kadar elzem olmuştur.




Bu haber 2042 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZARLAR Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
238 Okunma
41 Okunma
30 Okunma
26 Okunma
23 Okunma
11 Okunma
8 Okunma
7 Okunma
7 Okunma
7 Okunma
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 19 14 2 3 38 14 45 +24
2 Fenerbahçe 19 13 4 2 46 22 41 +24
3 Başakşehir FK 19 11 4 4 30 20 37 +10
4 Beşiktaş 18 10 3 5 34 21 35 +13
5 Trabzonspor 19 10 4 5 30 25 35 +5
6 Adana Demirspor 19 9 3 7 37 20 34 +17
7 Konyaspor 19 6 4 9 24 19 27 +5
8 Kayserispor 19 8 9 2 28 27 26 +1
9 Alanyaspor 19 6 6 7 32 33 25 -1
10 Fatih Karagümrük 19 5 7 7 40 39 22 +1
11 MKE Ankaragücü 19 6 9 4 24 29 22 -5
12 Giresunspor 19 5 8 6 19 29 21 -10
13 Gaziantep FK 19 4 8 7 25 28 19 -3
14 Kasımpaşa 19 5 10 4 21 34 19 -13
15 Antalyaspor 18 5 10 3 23 31 18 -8
16 Sivasspor 19 4 9 6 21 29 18 -8
17 Hatayspor 18 4 9 5 15 33 17 -18
18 İstanbulspor 19 4 12 3 18 40 15 -22
19 Ümraniyespor 19 3 11 5 22 34 14 -12
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 20 12 3 5 27 15 41 +12
2 Samsunspor 20 10 2 8 34 17 38 +17
3 Keçiörengücü 20 10 4 6 32 23 36 +9
4 Bodrumspor 20 10 5 5 32 20 35 +12
5 Pendikspor 20 9 4 7 29 14 34 +15
6 Çaykur Rizespor 20 8 2 10 27 15 34 +12
7 Bandırmaspor 19 9 3 7 31 24 34 +7
8 Boluspor 20 9 5 6 24 22 33 +2
9 Sakaryaspor 20 10 9 1 31 30 31 +1
10 Manisa FK 19 7 5 7 24 24 28 0
11 Göztepe 20 8 8 3 18 16 27 +2
12 Adanaspor 20 5 8 7 30 32 22 -2
13 Altay 20 5 8 7 22 26 19 -4
14 Tuzlaspor 20 5 11 4 22 30 19 -8
15 Erzurumspor FK 20 5 9 6 21 30 18 -9
16 Altınordu 20 4 12 4 18 34 16 -16
17 Yeni Malatyaspor 20 3 10 7 19 33 13 -14
18 Denizlispor 20 4 13 3 19 38 12 -19
19 Gençlerbirliği 20 2 14 4 24 41 10 -17
Takım O G M B A Y P AV
1 Kocaelispor 21 13 2 6 42 21 45 +21
2 Bucaspor 1928 21 12 3 6 34 12 42 +22
3 1461 Trabzon FK 21 12 3 6 27 13 42 +14
4 İskenderunspor A.Ş. 21 11 4 6 31 19 39 +12
5 Van Spor FK 21 11 4 6 30 18 39 +12
6 Karacabey Belediye Spor 21 9 3 9 26 17 36 +9
7 Ankara Demirspor 21 9 5 7 31 16 34 +15
8 Zonguldak Kömürspor 21 10 7 4 25 25 34 0
9 Serik Belediyespor 21 9 5 7 31 24 31 +7
10 Kırklarelispor 21 7 5 9 22 18 30 +4
11 Sarıyer 21 5 7 9 24 30 24 -6
12 Etimesgut Belediyespor 21 6 9 6 22 29 24 -7
13 Kastamonuspor 21 6 10 5 20 27 23 -7
14 Fethiyespor 21 6 11 4 22 33 22 -11
15 Kırşehir FSK 21 4 8 9 18 25 21 -7
16 Adıyaman FK 21 4 9 8 21 27 20 -6
17 Uşak Spor 21 4 13 4 16 33 16 -17
18 Balıkesirspor 21 4 12 5 15 30 14 -15
19 Diyarbekir Spor 21 2 12 7 17 36 13 -19
20 Pazarspor 21 1 13 7 12 33 10 -21
Takım O G M B A Y P AV
1 Yeni Mersin İY 19 13 2 4 26 10 43 +16
2 52 Orduspor FK 19 11 3 5 30 17 38 +13
3 Karaköprü Belediyespor 19 10 4 5 25 14 35 +11
4 Karşıyaka 19 9 4 6 23 12 33 +11
5 Belediye Derincespor 19 9 4 6 25 21 33 +4
6 Belediye Kütahyaspor 19 8 3 8 26 18 32 +8
7 Nevşehir Belediyespor 19 8 5 6 27 23 30 +4
8 Hacettepe 1945 19 8 6 5 30 23 29 +7
9 Ağrı 1970 Spor 19 7 5 7 18 14 28 +4
10 Çatalcaspor 19 6 8 5 24 22 23 +2
11 1922 Konyaspor 19 6 10 3 22 29 21 -7
12 Elazığspor 19 5 8 6 19 28 21 -9
13 1954 Kelkit Bld.Spor 19 3 6 10 14 18 19 -4
14 Amasyaspor 1968 Futbol Kulübü 19 4 9 6 16 24 18 -8
15 Edirnespor 19 5 13 1 15 29 16 -14
16 Yomraspor 19 3 10 6 13 22 15 -9
17 Şile Yıldızspor 19 2 8 9 15 26 15 -11
18 Eskişehirspor 19 3 12 4 21 39 13 -18
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 27/01/2023 Beşiktaş vs Alanyaspor
 28/01/2023 Sivasspor vs Adana Demirspor
 28/01/2023 Hatayspor vs Trabzonspor
 28/01/2023 MKE Ankaragücü vs Gaziantep FK
 28/01/2023 Antalyaspor vs Ümraniyespor
 28/01/2023 Giresunspor vs Galatasaray
 29/01/2023 İstanbulspor vs Kayserispor
 29/01/2023 Başakşehir FK vs Konyaspor
 29/01/2023 Fenerbahçe vs Kasımpaşa
 31/01/2023 Fatih Karagümrük - Beşiktaş Fatih Karagümrük ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Fatih Karagümrük yenilmez
 01/02/2023 Gaziantep FK - Hatayspor Gaziantep FK ligdeki son 9 maçında hiç kazanamadı  Hatayspor yenilmez
 01/02/2023 Gaziantep FK - Hatayspor Hatayspor ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Gaziantep FK yenilmez
 01/02/2023 Trabzonspor - Antalyaspor Antalyaspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Trabzonspor yenilmez
 01/02/2023 Trabzonspor - Antalyaspor Trabzonspor ligde evindeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 01/02/2023 Galatasaray - Ümraniyespor Galatasaray ligdeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Galatasaray yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 27/01/2023 Göztepe vs Bandırmaspor
 28/01/2023 Tuzlaspor vs Sakaryaspor
 28/01/2023 Altınordu vs Boluspor
 28/01/2023 Pendikspor vs Gençlerbirliği
 29/01/2023 Adanaspor vs Bodrumspor
 29/01/2023 Keçiörengücü vs Altay
 29/01/2023 Yeni Malatyaspor vs Eyüpspor
 29/01/2023 Denizlispor vs Manisa FK
 30/01/2023 Samsunspor vs Erzurumspor FK
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 29/01/2023 Adıyaman FK vs Zonguldak Kömürspor
 29/01/2023 Balıkesirspor vs Karacabey Belediye Spor
 29/01/2023 Bucaspor 1928 vs Kastamonuspor
 29/01/2023 Fethiyespor vs İskenderunspor A.Ş.
 29/01/2023 Kırklarelispor vs Kırşehir Futbol Spor Kulübü
 29/01/2023 Pazarspor vs Diyarbekir Spor
 29/01/2023 Sarıyer vs Ankara Demirspor
 29/01/2023 Serik Belediyespor vs Kocaelispor
 29/01/2023 Uşak Spor vs Etimesgut Belediyespor
 29/01/2023 1461 Trabzon FK vs Van Spor FK
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/01/2023 Çatalcaspor vs Yeni Mersin İdman Yurdu
 28/01/2023 Karşıyaka vs 1922 Konyaspor
 29/01/2023 Amasyaspor 1968 Futbol Kulübü vs Elazığspor
 29/01/2023 Ağrı 1970 Spor vs Belediye Kütahyaspor
 29/01/2023 Eskişehirspor vs Şile Yıldızspor
 29/01/2023 Karaköprü Belediyespor vs Hacettepe 1945
 29/01/2023 Yomraspor vs Nevşehir Belediyespor
 29/01/2023 1954 Kelkit Bld.Spor vs Belediye Derincespor
 29/01/2023 52 Orduspor FK vs Edirnespor
 29/01/2023 Eskişehirspor - Şile Yıldızspor Şile Yıldızspor ligde deplasmandaki son 9 maçında hiç kazanamadı  Eskişehirspor yenilmez
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI